“Gökyüzünden söz etmeleri, yeryüzünü sömürmek içindir.” ~Robespierre

EnglishTürkçe

Mahkemeden Bir Zorunlu Din Dersi Kararı Daha

13 Kasım 2017

Mahkemeden Bir Zorunlu Din Dersi Kararı Daha

Dernek üyemiz Hakan Dinler’in ilkokul dördüncü sınıfa giden kızının okulda aldığı zorunlu din dersine karşı 2017 başında açmış olduğu davada, İstanbul 10. İdare Mahkemesi, temel hak ve hürriyetler adına olumlu karar verdi. Verilen kararla, zorunlu din dersinin hem Anayasanın hem de Türkiye Cumhuriyetinin de tabi olduğu Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin ilgili maddelerine atıfta bulunarak zorunlu din dersi önündeki engeli bir kez daha kaldırmış oldu. Mahkemenin kararı verirken sıraladığı gerekçeler Milli Eğitim Bakanlığınca her seferinde öne sürülen "din eğitimi değil, din kültürü ve ahlak bilgisi eğitimi veriliyor" savının gerçekçi olmadığını bir kez daha gösteriyor.


Bu durumda, T.C. Anayasasının 24. maddesinde hiç bir ayrım yapılamadan tüm vatandaşlar için Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi dersinin zorunlu olduğunun belirtilmesine ve ilk ve orta öğretim kurumlarında verilen öğretimin adının " Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi " olmasına rağmen, bu dersin içerik olarak " Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi " öğretimi olarak kabul edilemeyeceği açık olduğundan ve din eğitiminde ancak kişilerin kendi isteğine, küçüklerin de kanuni temsilcilerinin talebine bağlı olması karşısında ailesinin dini inanç (ya da inançsızlıklarına) ve felsefi düşüncelerine uygun olmadığını iddia eden davacıların çocuğunun din eğiliminden muaf tutulması yolunda yaptığı başvurunun reddi yönünde tesis edilen işlemde hukuka uygunluk bulunmamaktadır. …”

Mahkeme, gerekçeli kararında aynı zamanda Anayasa Mahkemesi’nin ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin ilgili kararlarına da atıfta bulunuyor:


“... Devlet, eğitim ve öğretim alanında yükleneceği görevlerin yerine getirilmesinde, ana ve babanın bu eğitim ve öğretimin kendi dini ve felsefi inançlarına göre yapılmasını sağlama haklarına saygı gösterir" düzenlemesine yer verilmiştir.
 
… Diğer yandan, Avrupa insan Hakları Mahkemesinin 09.10.2007 tarih ve Başvuru No: 1448 04 sayılı Haşan ve Eylem ZENGİN kararında; başvuranların Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi derslerinden muaf tutulması talepleri başvuru tarihindeki müfredat programının dini inançlarını yansıtmadığı iddiasına yönelik olduğundan. Milli Eğitim Bakanlığınca onaylı 4., 5., 6., 7. ve 8. sınıflarda okutulan "din kültürü ve ahlak bilgisi dersine ilişkin beş ders kitabının  içerikleri incelendiği, anılan Mahkemece, söz konusu müfredatın incelenmesi sonucunda, Türkiye’de hakim olan dinsel çeşitliliğin, “din kültürü ve ahlak bilgisi” derslerinde dikkate alınmadığı hususu işlenerek içeriğin düzeltilmesi yönünde değerlendirmelere yer verilmiştir. …
Öğretimde uygulanan müfredatın belirli bir din anlayışını esas alması durumunda, bunun "din kültürü ve ahlak bilgisi" dersi olarak kabul edilemeyeceği ve "din eğitimi " halim alacağı açıktır.
 
… Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine 16.09.2014'gün ve Başvuru No:21163/11 sayılı başvuru ile açılan "Mansur Yalçın ve Diğerleri" kararında özetle Türkiye' de ilk ve ortaöğretim kurumlarında verilen "din kültürü ve ahlak bilgisi" öğretiminin rehber ilkelerinin (din kültürü, ahlak bilgisi ve manevi değerler) Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesine aykırı bir yönünün olmadığı, ancak eğitim sisteminde ( Haşan ve Eylem ZENGİN kararından sonra her ne kadar Alevi inancına ilişkin olarak değişiklik yapılmış ise de), din dersleriyle ilgili tarafsızlık ve çoğulculuk koşullarının yerine getirilmemesi ve ebeveynlerin inançlarına saygı gösterilmesini sağlayacak uygun bir yöntem sunulmaması nedenleriyle, sistemin yetersiz olmasından ötürü Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin ihlal edildiği belirtilmiştir.



Mahkemece verilen kararın gerekçesinde de son derece yalın bir şekilde özetlediği üzere mevcut adı “Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi” olan ders müfredatının, Milli Eğitim Bakanlığı’nca savunulduğu gibi “din kültürü ve ahlak bilgisi” kavramına uygun şekilde değil; ailelerin dini inanç veya inançsızlıklarını dikkate almaksızın, tek bir dinin, hatta tek bir mezhebin bakış açısına göre hazırlandığı açıktır. Anayasamıza ve tabi bulunduğumuz Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin ilgili düzenlemelerine ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesince verilen kararlara uygun bir şekilde, söz konusu dersin öğretim müfredatındaki zorunlu hali ortadan derhal kaldırılmalıdır. Ulusal ve uluslararası yargı mercilerinin konu hakkında daha önce de verdiği benzer kararlar ve anayasadaki açık maddeler gereği kaldırılması gereken “zorunlu din dersi” halinin Ateizm Derneği olarak takipçisi olacağımızı belirtiriz.

 

Ateizm Derneği olarak, dini eğitimin ancak ve ancak bireyin veya ailesinin kendi tercihi halinde ve tüm dinlere eşit bir müfredatla, “dinler kültürü” olarak verilmesini savunuyoruz. Pedagojik olarak henüz soyut kavramları kavrama evresine gelmemiş küçük çocuklara “din dersi” adı altında belli bir inancın dayatılmasının çağ dışı bir zorbalık olduğunu yineliyoruz.

 

Alınan bu mahkeme kararının tüm ailelere emsal olacağını hatırlatırken, tüm aileleri korkmadan, sinmeden benzer davaları açmaya ve zorunlu din dersi tamamen ortadan kalkana dek hukuki haklarını aramaya davet ediyoruz.

 

Dava süresince mesleğini hakkıyla yerine getiren derneğimizin avukatı Tuba Torun’a çok teşekkür ediyoruz.

/var/www/html/sistem/ana/