“İman, gerçeği bilmek istememektir.” ~Friedrich Nietzsche

EnglishTürkçe

Gericiliğin her türlü dayatmasına, her türlü mahalle baskısına karşı bir arada ve dik duracağız!

09 Aralık 2016

Gericiliğin her türlü dayatmasına, her türlü mahalle baskısına karşı bir arada ve dik duracağız!
Yalova'da özel bir sağlık kuruluşunda çalışan Dr. Abuzer Meral, ortaokula giden oğluna zorunlu din dersi kapsamında uygulamalı namaz eğitimi dayatmasına itiraz etti. Okul yöneticileri ve öğretmenler Dr. Meral'i, daha önce pek çok benzer olayda tetikçiliği sabit olan Akit Gazetesi'ne şikâyet etti. Akit tarafından "Bu nasıl doktor?" başlıklı bir haberle Dr. Meral’e yönelik linç başladı. Bundan sonrası laik, demokrat, hakkını arayan bir insana yönelik artarak süren bir linç kampanyası... Patron, ihbarı emir belledi ve doktor işinden atıldı!

Milli Eğitim Bakanlığı, Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi dersinin belli bir dinin öğretilerini pompalayan bir ders olmadığını her seferinde iddia etse de, örnek olayda görüldüğü gibi okullarda tek bir dinin (hatta tek bir mezhebin) propagandası devam ediyor. Milli Eğitim Bakanlığı’nın bu konudaki savunmasının yanlışlığı hem yurt içindeki hem de yurt dışındaki konunun uzmanları tarafından yapılan incelemelerde defalarca dile getirildi. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, devletin dini konularla ilgili düzenlemelerde “yansız ve tarafsız olma yükümlülüğü” olduğu ve bu açıdan zorunlu din dersinin kaldırılması gerektiğini 2014 yılında hükümete bildirmesine rağmen halen atılan herhangi bir adım yok!

Milli Eğitim Bakanlığı'nın iddia ettiği şekilde bir ders müfredatı için; belli bir dine ait duaların ezberletilmesine, belli ibadetlerin öğretilmesine son vermelidir. Dersin içeriğinde belli bir dine inananları yücelten, diğer dinleri küçümseyen ya da inanmayanları kötüleyen ifadeleri ayıklamalıdır. Bu dersi veren öğretmenlerini, çocukları belli bir dine çağrı yapmayacak şekilde eğitmeli ve denetlemelidir.

Haberde mağdur olan öğrenci ve doktor babasının durumunu büyük bir üzüntüyle okuduk. Gazete adıyla çıkarılan bu ve benzeri paçavralara toplumun tamamından olmasa bile en azından kendisini laik-seküler olarak tanımlayan büyük bir kesimin nasıl tepki göstermediğini görmek, bizi herkes adına endişeye sevk ediyor.

Bu olayın, Türkiye’yi karanlığa götüren olaylardan sadece biri olduğunu görüyor ve her şartta Dr. Meral’in işine geri alınmasını ve bu gerici gazeteyle komplo kuran sözde öğretmenlerin görevi kötüye kullanmaktan gerekli idari işleme tabi tutulmasını talep ediyoruz. Biliyoruz ki, her iki talebimiz de dikkate alınmayacak. Ancak şunu belirtelim; Dr. Abuzer Meral ve oğluna karşı yürütülen kampanyada, her ikisi de yalnız değildir. Bu ülkede gericiliğin her türlü dayatmasına, her türlü mahalle baskısına karşı bir arada ve dik duracak akla, insanlığa, çağdaşlığa ve onura sahip çıkacak yurtsever ve laik insanlar her zaman olacaktır.

Ateizm Derneği, inanmadığı için veya dini konularda ayrımcılık ve baskıya maruz kalan bireylerin haklarını savunmak için kuruldu. Dernek olarak -eğer kendileri de isterlerse- inançlarını veya inançsızlıklarını sorgulamadan her tülü insani ve hukuki desteği vermek için Dr. Abuzer Meral ve oğlunun yanında olduğumuzu belirtir, aydınlanma ışığının karartılmasına karşı sonuna kadar mücadele edeceğimizi hatırlatırız.

Din Kültürü dersinin içeriği hakkında örnek bir değerlendirme: http://www.aihmiz.org.tr/aktarimlar/dosyalar/1349647350.pdf
/var/www/html/sistem/ana/